Batman’dan Kızıl Bir Yıldız Kaydı
Müslüm Üzülmez

Batman’dan Kızıl Bir Yıldız Kaydı

Bu içerik 193 kez okundu.

Zamanın durdurulmaz akışının bir sonucu olarak bizim kuşak sonbaharına girdi gibi. Yavaş yavaş sararıp dalından düşen yaprak misali arkadaşlarımız hayattan birer birer düşüyor.

Bu düşenlerin arasına maalesef Süleyman Talay da katıldı.

Süleyman Talay, “kas hareketinin kontrolünden sorumlu sinir hücrelerinin hasarından kaynaklanan nadir bir nörolojik hastalık” olan ve kısaca ALS olarak bilinen hastalıktan uzun süre tedavi gördü, hastalığı ilerleyince de Batman’da hastanede yoğun bakıma alındı ve bir süre burada direndi, ama amansız hastalık sonunda nefesini kesti, 7 Eylül 2023 günü yaşama veda edip aramızdan ayrıldı.

Ölüm, insanın en sert düşmesidir doğadan.

Bir devrimcinin doğadan düşüşü sıradan bir insanın düşüşüne benzemez. Ben, gerçek her bir devrimcinin ölümünü önemli bir kayıp olarak görürüm. Süleyman Talay, Batman ve Siirt’in yakın dönem siyasi tarihinde önemli yeri ve rolü olan bir devrimciydi. 1970’li yıllarda Batman gibi bir yerde Türkiye Komünist Partisi (TKP)’nin düşüncelerini yaymaya çalışan, yayan ve mücadelesini veren ve örgütlenmesinde de sorumluluk taşıyan biriydi. Ölümü çok erken ve önemli bir kayıp oldu.

Kaleme aldığı Yaşamaktan Soğumadan(1) anı kitabında, Kürt -ve- Komünist olarak yaşadığı zorlu hayatı, sosyal ilişkilerini ve yaşamını, siyası çalışmalarını kendi bakış açısıyla anlatmıştır. Kısaca;

-1958’de Batman’da dünyaya gelişini,

-Okuduğu okulları,

-1970’lerde Batman Devrimci Liseliler Derneği’nin kuruluşunda yer alışını,

-İlerici Gençler Derneği’nin (İGD) Batman Şubesi kurucu başkanlığı ve Merkez Yönetim Kurulu yedek üyeliğini,

-Batman ve Siirt’te TKP adına yöneticilik görevlerini üstlenmesini,

-1980 yılında Moskova’da Parti Okulu’nda eğitim görmesini,

-12 Eylül sonrası 9 yıl kaçak yaşayışını,

-TKP-TİP Birleşmesi ile oluşturulan Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP)’nde ve Sosyalist Birlik Partisi (SBP) Kuruluş Çalışmaları Süreci’nde yer alışını,

-Küyerel Düşünce Grubu ve Küyerel Yayınları kurucularından biri oluşunu vs...

12 Eylül darbesi sonrası, 1982 yılında Kürt illerinde TKP ciddi bir operasyona uğradı ve ağır bir darbe yedi. Süleyman Talay bu operasyonda yakalanmadı. Operasyon sonrası kendisinin ilişkide olduğu parti üyesi ve sempatizanlardan oluşan “TKP’nin Siirtli Taraftarları” adı altında bir grup oluşturup kendince çalışmalar sürdürdü. 12 Eylül’den çıkışın arifesinde, 1985’te TKP kendini Kürt illerinde yeniden toparlamaya giriştiğinde Süleyman bu çalışmaların dışında kaldı; kendince çeşitli gerekçeler öne sürerek toparlanmada yer almadı. Sonrasında TKP-TİP birleşmesi ve legal örgütlenme durumu ortaya çıkınca grubun işlev ve varlığının bir önemi kalmadı, sorun da kendiliğinden kapanmış oldu.

12 Eylül sonrasında Süleyman’ın yaptığı önemli işlerden biri de Küyerel Düşünce Grubu’nu oluşturmasıdır. Hatırladığım kadarıyla Hüseyin Çakır’la önce Küyerel Düşünce Grubu’nu ve ardından da Küyerel Yayınları’nı kurdular ve birçok önemli kitabın yayın hayatına kazandırılmasına katkıda bulundular. Tarık Ziya Ekinci’nin Vatandaşlık Açısından Kürt Sorunu ve Bir Çözüm Önerisi ve Ludiıg Wittgenstein’in Felsefi Soruşturmalar kitaplarını örnek verebilirim. Ayrıca, Küyerel Düşünce Grubu olarak birçok panel düzenlediler ve sonradan bunları kitap olarak yayımladılar. Daha sonraları Süleyman Küyerel’den ayrıldı. Hüseyin Çakır 3 Ağustos 2018’de vefat edip aramızdan ayrılıncaya kadar bu çalışmayı sürdürmeye çalıştı. Hüseyin Çakır arkadaşımı da burada yeri gelmişken sevgiyle anıyorum.

Süleyman Talay kendi şahsına münhasır biriydi. Çok okuyan, yazan, okuduklarını anlayan ve anlatabilen, konuşkan, duygu ve düşüncelerini sansürlemeden iyi ifade edebilen biriydi. İnandığından ve olduğundan başka türlü görünmezdi. Her zaman kendisiydi ve kendine has ölçüleri vardı; bu ölçüleri içerisinde ilkeli duruşunu (sarhoş olduğu zamanlar hariç) hiç bozmadı diyebilirim.

Bazı arkadaşlarıyla sürtüşmeye girip selam sabahı kesip dargınlığa düşse de, bazı hatalar yapmış olsa da, alkolde ölçüyü bazen kaçırsa da, “sosyal ortamlarda içtiğimde eskiden sevimli biri olurdum ama bu yeni halimle itici birine dönüşmüştüm”(2) dese de bence öz niteliğini yitirmez: O, iyi bir insan, iyi bir dost ve gerçek bir devrimciydi. Geçmişi şimdinin hükmüne taşıdığımızda hangimizin şu veya bu şekilde eksiği, hatası, yanlışı, günahı olmadı diyebiliriz? Hiç kimse günahsız değil!

Sevgili Süleyman, hayat her birimize çok farklı bir rol biçti. Farklı yerlerde ikamet etme durumunda kalmamız ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle de gidip gelmelerimiz olmadı,  bir araya gelip iki lafın belini bükemedik. Ne yapalım, yaşam işte böyle bir şey, bir varsın bir yoksun. Her şeyi çok gerilerde bırakıp onurlu ve baş eğmez bir duruşla senin dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkışın gibi. Güle güle arkadaşım. Yolun açık, mekânın gülistanlık olsun.

***

Kederli ailesine, sevenlerine, dostlarına sabır ve güç diliyorum.

-------------------------

(1) Süleyman Talay, Yaşamaktan Soğumadan, İletişim Yayınları, İstanbul, 2017.

(2) Yaşamaktan Soğumadan, s. 205.

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İzlanda'da yeni volkan patlaması başladı
İzlanda'da yeni volkan patlaması başladı
Baerbock: Irkçılığın toplumumuzda yeri olmamalıdır
Baerbock: Irkçılığın toplumumuzda yeri olmamalıdır