Dünya karanlık bir süreçten geçiyor ancak tünelin ucunda ışık var insanlık ışığa yürüdükçe o ışığa kavuşacaktır.İnsanlığın karanlık dönemleri hep böyle aydınlanmıştır.
Önce insanlık karanlığa gömülmüş ardından güzel günlere ışıklı günlere kavuşmuştur.Tarih hem karanlık bir dönem yaşamış hem de Rafaha kavuştuğu günler yaşamıştır.Yani Diyalektik teki zıtların birliği tarih boyunca böyle işlemiştir.Düşe kalka bu güne kadar gelinmiştir.
Peyganberler ,Filozoflar,Bilim insanları hep insanlığın önünü açmış bunun için mücadele etmiş acı çekmişlerdir.Tek amaçları insanlığı aydınlık ve adalet içerisinde yaşatabilmekti.Günümüz karanlık bir dönem ve insanlık tarihte nasıl ki arayışını bırakmadan sürdürmüşse şimdide aynı şekilde arayışını sürdürmektedir.Belki yer zaman ve mekan değişmiş ise de arayış devam etmektedir.Kimi zamanlar insanlık yanlış seçimler yaparak kendi eliyle felaketleri Diktatörleri Başa getirmiş olsada sonradan düzeltmeyi büyük acılar pahasına da olsa yeniden tarihin rotasını düzeltmeyi bilmiştir.
Evet baştada denildiği gibi dünya karanlık bir dönemden geçiyor.Bir yandan savaşın en yıkıcı halini bir birine karşı kullanırken diğer yandan çeşitli felaketlerle boğuşmak zorunda kalıyor.Adeta dünyayı bir birine dar eden yaşanmaz hale getiren acı ve zülüm dolu bir girdaba sokuyor.Dünya bu felaketlerle nereye kadar böyle gidebilir.Bir yandan doymak bilmeyen bir aç gözlülük diğer yandan açlık ve savaş la boğuşmak zorunda kalan milyonlar bu çelişki ve çatışma hali ne zamana kadar sürecek belli değil.
Tabi bütün bu olup bitenlerle birlikte dünya kendi ekseninde dönmeye devam ediyor. Gece ve gündüzü mevsimlerini değiştirmeden rutininde yol alıyor.Zaman,zaman bana fazla yüklenmeyin diye uyarıyor .Seller depremler,yangınlarla insanlığa işaret veriyor,ders alın diyor tarihe bakın diye ikazlarda bulunuyor.İnsalar ne yapıyor aldırmıyor bildiğini okumaya devam ediyor.Peki ne zamana kadar.İnsanlık şimdiye kadar iki büyük savaş yaşadı.Milyonlarca insan bu savaşlarda can verdi defalarca felaketler gördü milyonlarca insan veba korona gibi hastalıklarda öldü.Dünyayı yaşanmaz hale getiren insanın kendisidir.Şimdi insanlık bir çevre felaketiyle yüz yüzedir.Denizler Okyanuslar çöple plastik atıklarla dolmuş nerde ise nefes alamaz hale getirilmiş nereye kadar.
Doğa hiç kimseye acımadan ve ihtiyaç duymadan kendi ekseninde dönmeye devam eder ve edecektir.Doğanın hiç kimseye ihtiyacı yoktur.Kendi yasaları ve kuralları vardır.Şaşmaz bir şekilde bu yasalar işler. Ve doğanın kuralı şudur ben size bütün güzellikleri veriyorum.Bütün nimetler benim bünyemde mevcuttur ,kavgasız,savaşsız,adil bir şekilde paylaşırsanız herkese her canlıya yetecek kadar ve herkesi doyuracak kadar imkan vardır diyor. İnsan ne yapıyor?Paylaşmasını bilmeden kavga savaş felaketler gözü doymaz bencilliklerle yaşamak istiyor.
Sonuç olarak insanlık bu karanlık dönemi de atlatacaktır.Aydınlık bir geleceği nasıl yaratacak bunun soruları ile yüz yüzedir.Doğa ile ve kendisi ile barışık bir dünya yaratabilirse geleceğe uzanan tarihi sürece girebilir.Yoksa dünya dönmeye devam edecektir.Şaşmayan tek gerçek budur.
Hasan Karaoğlan

